Türkiye, 143 milyar dolarlık pazara göz dikti! İndirimlerin detayları belli oldu

2025 yılına kadar 143 milyar dolarlık bir Pazar hacmine ulaşması beklenen sağlık turizmi için Türkiye düğmeye bastı. Türkiye’nin hedefi 1,5 milyon sağlık turistini ağırlamak ve orta vadede bu pazardan 10 milyar dolarlık bir pay almak.

Haber7 yazarı İsmail Vefa Ak, bugünkü yazısında sağlık turizminin Türkiye için önemine değinen bir yazı kaleme aldı. Yazısında sektöre verilen desteklere dikkat çeken Vefa Ak, "Dünya sağlık turizmi pazarının 2025 yılına kadar 143 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. Geçen yıl sağlık turizminden 1 milyar dolarlık döviz girişi sağlayan Türkiye’nin hedefi ise 1,5 milyon sağlık turistini ağırlamak ve orta vadede 10 milyar dolarlık döviz girdisine ulaşmak" ifadelerini kullandı.

İŞTE İSMAİL VEFA AK'IN O YAZISI:

Turizm sektörü 2022 yılına büyük umutlarla girdi. Ziyaretçi sayısı ve gelirler bakımından olumlu gelişmeler söz konusu. Ancak enflasyon nedeniyle yerli turist talebinde beklenenden daha az bir artış yaşandı.  Diğer taraftan Türkiye’ye en çok yabancı turistin geldiği ülkeler olan Rusya ve Ukrayna arasında patlak veren savaş, 2022 yılı performansını olumsuz etkiliyor. Her şeye rağmen pandeminin gölgesinde geçen 2021 yılına göre, turizm sektörünün bu yıl çok daha iyi bir sezon geçireceğini düşünüyorum.  Rakamlar da aynısını söylüyor zaten. 2022 yılı Ocak-Mayıs döneminde yabancı ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %207 artış göstererek 11 milyonu aşmış bulunuyor. Geçen yılın ilk 5 ayında bu rakam sadece 3,6 milyondu.

SAĞLIK TURİZMİNDE PAZAR BÜYÜYOR

Son dönemde yabancı turistlerin sağlık turizmi kapsamında ülkemizi giderek artan bir şekilde ziyaret ettiğine şahit oluyoruz.  TÜİK verilerine göre 2021 yılı sağlık hizmetleri ihracatımız 1 milyar doları, gelen hasta sayısı ise 642 bin kişiyi geçti. Bu rakamlara göre; Türkiye toplam sağlık hizmetleri ihracatında dünyada ilk 10 ülke içerisinde yer alıyor. Sağlık turizmi, gelecek yıllarda küresel ekonomide ağırlığını daha da arttıracak. Türkiye, vergi ve istihdam teşvikleriyle bu gelişmelere hazırlıklı olmak zorunda. Vergi mevzuatımızda sağlık turizmiyle ilgili önemli istisna ve indirimler mevcut.

GELİR, KURUMLAR VE KATMA DEĞER VERGİSİ AVANTAJLARI

Sağlık Bakanlığı’nın izni ve denetimine tabi olarak faaliyet gösteren işletmeler, önemli bir vergi avantajına sahip bulunuyor. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre; Türkiye’de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren sağlık işletmeleri, faaliyetlerinden elde ettikleri kazancın %50’lik kısmını, beyan ettikleri gelir üzerinden indirilebiliyorlar. 

Öte yandan KDV Kanunu’nda sağlık turizmiyle ilgili olarak 2018 yılından bu yana uygulanmakta olan bir istisna hükmü mevcut. Buna göre; Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri KDV’siz olarak verilebiliyor.

Bu istisna; hastaneler, tıp merkezleri ve polikliniklerde uygulanıyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığından izin almak suretiyle faaliyette bulunan; muayenehane, laboratuvar, ağız ve diş sağlığı merkezi, diyaliz merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama merkezi ve kaplıca gibi müesseseler de yabancı hastalara KDV’siz olarak hizmet sunabiliyor.

Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancılar ilgili yabancı ülke pasaportunu ibraz ederek, yabancı uyruklu olduklarını ve 6 aydan daha az süreyle Türkiye’de kaldıklarını belgeliyorlar. İşte bu kişilere yukarıda bahsettiğim hizmetler KDV’siz olarak veriliyor. İlgili sağlık kurumları bu istisnanın uygulanması kapsamında KDV iadesi de alabiliyorlar.

SEYAHAT ACENTELERİNİN ÖZEL DURUMU

Normalde, verilen sağlık hizmeti kapsamında fatura KDV’siz olarak yabancı uyruklu kişi adına düzenleniyor. Ancak uygulamada Maliye tarafından, faturanın yabancı hasta yerine yetkili seyahat acentesi adına düzenlenmesine de izin veriliyor. Yetkili acente de bu faturayı birebir yabancı hastaya aktarıyor. Burada yetkili acenteden kasıt, A Grubu Seyahat Acentesi. Eğer ilgili acente, yetkili acente sınıfında değilse bu uygulamaya izin verilmiyor. Ayrıca acentenin yabancı hastaya aktardığı faturadaki miktar, sağlık hizmet bedelini aşıyorsa aşan kısım için istisna uygulanmıyor. Yine, faturada komisyon bedeli gibi sağlık hizmeti kapsamı dışında olan başka bedeller de mevcutsa, bunlar için de KDV istisnasının uygulanması mümkün değil.

ESTETİK OPERASYONLAR KDV İSTİSNASI KAPSAMINA GİRMİYOR

Sağlık turizmi için uygulanan KDV istisnasının kapsamına koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri giriyor. Söz konusu hizmetlerin münhasıran Sağlık Bakanlığı’nca izin verilen kurum ve kuruluşların bünyesinde verilmesi lâzım.

Saç ekimi, cilt bakımı, burun estetiği, kırışıklık tedavisi, dolgu maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler KDV’li olarak verilmek zorunda.

Ayrıca koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve hizmetler de istisna kapsamına girmiyor.

SIĞINMACILAR İÇİN KDV İSTİSNASI YOK

Savaş, kıtlık ve benzeri sebeplerle ülkemize sığınan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmemiş geçici koruma statüsünde bulunan yabancı hastaların sayısı milyonları bulmakta. Bunlar her ne kadar yabancı uyruklu olsalar da KDV istisnası için mevzuatta öngörülen şartları taşımıyorlar. Dolayısıyla sığınmacı statüsünde bulunan yabancı hastalara verilecek koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinde KDV istisnası uygulanmıyor.

SAĞLIK TURİZMİ DAHA DA GELİŞECEK, TEŞVİK VE DESTEKLER ÖNEMLİ

Son yıllarda pandemiden kaynaklı seyahat kısıtlamaları olmasına rağmen, Türkiye’nin sağlık turizmindeki olumlu gidişatı devam ediyor. Geçen yıl sağlık turizminden 1 milyar dolarlık döviz girişi sağlayan Türkiye’nin hedefi ise 1,5 milyon sağlık turistini ağırlamak ve orta vadede 10 milyar dolarlık döviz girdisine ulaşmak.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, ay başında yaptığı açıklamada sağlık turizmine verilecek desteklerden bahsetti. Buna göre sağlık hizmeti ihracatının her kademesinde ihtiyaç duyulan nitelikli elemanların istihdamı, teşvik kapsamına alındı. İstihdam desteğinin yanında ayrıca seyahat ve sağlık sigortası desteği, mesleki eğitim ve yabancı dil desteği gibi farklı teşvik unsurları da öngörülüyor. Diğer yandan Ticaret Bakanlığı öncülüğünde kurulacak olan ‘Heal in Türkiye’ portalıyla sağlık turizminin tek elden tanıtımı yapılacak ve artık Türkiye sağlık turizminde her yerde bu markayla anılacak.

Dünya sağlık turizmi pazarının 2025 yılına kadar 143 milyar dolarlık bir hacme ulaşması bekleniyor. Türkiye, bu pazarda hak ettiği payı mutlaka almalı. Şehir hastaneleri, tam donanımlı özel sağlık tesisleri, İstanbul Havalimanı’nın açılması ve ziyaretçi sayısının giderek artması, sağlık hizmetlerindeki dijitalleşme ve yapılan tanıtım çalışmaları… Bunlar sektör açısından çok önemli parametreler. Vergi indirim ve istisnalarının da sağlık turizmine destek sağlamak açısından oldukça yeterli olduğu kanaatindeyim. Turizmin canlandığı bir dönemde bu vergisel avantajlar ve Ticaret Bakanlığı tarafından sağlanan destekler, sektörün geleceği için umut vaat ediyor. Sağlık hizmetlerinden sağlanan ihracat gelirlerinin katlanarak arttığını ve Türkiye’nin bu sektörde küresel bir marka haline geldiğini önümüzdeki günlerde inşallah hep birlikte göreceğiz.

Diğer Haberler